|
KAMUOYU VE BASINA DUYURU
"AİLE HEKİMLİĞİ YAPACAĞIZ DİYE, DÜZCE'DE HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINIYOR!"
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Düzce'de sürdürülen ve yeni illere yaygınlaştırılması planlanan Aile Hekimliği Pilot Uygulaması sırasında çok sayıda hukuk ihlali yapıldığı ortaya çıkarıldı. Düzce'de yapılan uygulamaları yerinde inceleyen bir grup uzmanın ortaya koyduğu hukuk ihlalleri şöyle sıralanıyor.
1. Sayıştay onayı olmaksızın harcama yapılması,
2. Kamu binalarının ihaleye açılmadan kiralanması,
3. 224 sayılı yasa kaldırılmadan Sağlık Ocakları'nın kaldırılması,
4. Sağlık Ocaklarına ait sarf malzemelerinin özel Aile Hekimleri tarafından kullanılması,
5. 657 sayılı yasaya tabi personelde, 657 dışı izin uygulamaları,
6. Devlete bağış olarak yurttaşlarca yapılan Sağlık Ocaklarının özel kişilere kiraya verilmesi,
7. Kayıt dışı (sigortasız) sağlık personeli (ebe, hemşire, hizmetli vb.) çalıştırılması.
Sağlık Bakanlığının yasaları açıkça ihlal ettiği yönündeki bu iddiaların aydınlatılması
gerekmektedir. Bu amaçla Sağlık Bakanına bir soru önergesi vermeye karar verdim. Yassalar çiğnenerek yapılan bir uygulama varsa, Pilot uygulama yaygınlaştırılmadan önce yasal düzeltmelerin yapılması "Hukuk Devleti'nin" gereğidir.
Bilgileri kamuoyu ve basın mensupları ile paylaşıyorum.
Prof.Dr.Mehmet Neşşar
CHP Denizli Milletvekili
05 Nisan 2006
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istiyorum. Gereğini arz ederim.
Prof.Dr.Mehmet Neşşar
CHP Denizli Milletvekili
05 Nisan 2006
1. Düzce'de devam eden Aile Hekimliği Pilot Uygulaması sırasında, Sayıştay onayı gerekirken onay olmaksızın hangi harcamalar yapılmıştır?
2. Hangi Kamu binaları ihaleye açılmadan kiralanmıştır?
3. 224 sayılı yasa yürürlükte iken Sağlık Ocakları nasıl kapatılabilmektedir?
4. Sağlık Ocaklarına ait sarf malzemeleri hangi özel Aile Hekimleri tarafından kullanılmaktadır?
5. 657 sayılı yasaya tabi personellere, bu yasa dışı nasıl izin uygulaması yapılmaktadır?
6. Devlete bağış olarak yurttaşlarca yaptırılan hangi Sağlık Ocakları özel kişilere kiraya verilmiştir?
7. Aile Hekimliği ile ilgili bir yasal alt zemin oluşmadan hangi kişiler bugünkü mevzuata göre kayıt dışı çalıştırılmaktadır?
8. Yasal zemin oluşmadan Aile Hekimliği nasıl yaygınlaştırılacaktır?
GENEL SAĞLIK SİGORTASI YERİNE
SAĞLIK GÜVENCESİ
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Türkiye sağlık alanında SSK'yı yani kamu sigortacılığı modelini, kötü yönetim ve yolsuzluk içerisinde, liberal fırtınanın da etkisi ile başarısız ilan ederek terk etmiştir. Yerine Genel Sağlık Sigortası (GSS) adı altında getirilmeye çalışılan "ucube" de başarısızlığa mahkumdur.
Sigorta "risk yönetimidir" ve GSS'de risk hastalıktır. Yani sağlığın ayrılmaz bileşenleri olan koruyucu ve tedavi edici hekimliğin temel ayağını terk ederek tedavi edici hastane hizmetlerine yönelir. Bireycidir, prim ödediğiniz sürece ve oranda hizmet sunar. Yani sağlık hizmetinin sürekliliği ve hakkaniyet ilkelerini de ihlal eder. Başbakanın dediği gibi "kar" amaçlıdır ve liberalizmin terimleri ile "müşteri gördüğü insanı rekabet edemediği sürece" dışlayarak sonuçta toplumun sağlığının bozar ve "Liberalizmin Sonraki Günü" tablosunun önemli bileşenlerinden birisini hazırlar.
Böyle bir sağlık düzeni kabul edilemez. İnsanı ve dünyayı mutsuz eden liberalizmin sonu yaklaşırken batan gemiye tutunmaya çalışan AKP'nin kaçınılmaz kaderine insanlarımız mahkum edilemez.
Peki ne yapmalı? Sağlığı değişen dünya koşullarında hakça çözecek
bir yol bulunabilir mi? Ben buna "Sosyal Sağlık Güvencesi"(SSG) diyorum. Ve altını da
dolduruyorum. Ben riski toplumun yetişmiş kaliteli insan gücünün kaybolması olarak alıyor, çözümü toplumsal dayanışmada görüyorum. AKP'nin "Kara Delik" dediğini, "Kamunun sosyal güvenliğe katkısı" olarak vazgeçilmez bir realite olarak algılıyorum. Temel kaynağı koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık vererek orta vadede elde edeceğim pozitif dışsallık ve sağlık alanından yolsuzluk, talan, kaçak yada "Ali Dibo'yu" kovarak yapılacak iyi bir yönetiminim sağlayacağı tasarrufta arıyorum. Primli sistemi, hastane gelirlerini ve gerektiğinde sağlığı bozan etkenlerden, örneğin sigaradan, alınacak ek vergileri sağlık finansman havuzunu besleyen diğer kaynaklar olarak değerlendiriyorum. Sağlık finansman akışı ile sağlık hizmeti sunumunu birbirinden ayırarak hizmet sürekliliğini sağlamayı düşünüyorum. En önemlisi bunu kamusal bir yaklaşım bütünlüğünde değerlendirerek hakkaniyetli bir hizmet dağılımını hedefliyorum. "Bu aslan sosyal demokratlar da proje üretemiyor canım!" diyenlere net, açık, anlaşılabilir ve uygulanabilir bir yaklaşım olarak Sosyal Sağlık Güvencesi'ni sunuyorum.
"Va mı bunun başka izah tazı!" diyenlere de var diyorum. Ama kimse bir sayfayı geçen bir yazıyı okumadığı için bu kadarını yazdım. Olur mu, olmaz mı diyenlerle tartışmaya hazırım. Ama önce onlarda çok uluslu sermayeye başkaldırabilecek ve talanı reddedecek kadar insan sevgisi, mangal gibi bir yürek ve sulandırılmamış bir yurtseverlik var mı ona bakarım.
Hodri meydan!
Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
22 Nisan 2006
|